Neden Hep Yanlış İnsanları Seçeriz?
Neden Hep Yanlış İnsanları Seçeriz?
Hayatınızda bazı senaryoların tuhaf bir ısrarla tekrar ettiğini fark ettiniz mi? Sizi yarı yolda bırakan arkadaşlar, emeğinizi görmezden gelen yöneticiler, nankörlükle karşılık veren sevgililer... Bu tekrar eden hayal kırıklıklarını "şanssızlık" diyerek geçiştirmek en kolay yoldur. Oysa psikanaliz, bu kronik döngülerin ardında tesadüften çok daha derin ruhsal dinamiklerin işlediğini söyler.
Acıya Yatkınlık
Psikanalist Salman Akhtar'ın gözlemlerine göre bazı bireyler, içsel dünyalarında kandırılmaya ve ihanete uğramaya karşı bilinçdışı bir yatkınlık taşır. Mazoşist eğilimli bu kişiler, ilişkilerinde partnerlerinin narsisistik ve çıkarcı tutumlarını, yalanlarını, hatta gün gibi ortada olan uyarı işaretlerini görmezden gelme eğilimindedir. Karşılarındaki kişinin söylediği her şeye inanarak gerçekçi olmayan, pembe bir beklenti içine girerler.
Bu, saflık ya da art niyet okuyamamak meselesi değildir. Daha çok, zihnin kendisini tanıdık bir senaryoya doğru yönlendirmesiyle ilgilidir.
Kökler Çocuklukta
Peki bir insan neden kendisine acı verecek bir senaryoyu tekrar tekrar hayatına davet eder? Bu sorunun cevabı genellikle çocukluğa, yaşanan ilk kırılmalara uzanır. Ebeveynleri tarafından defalarca hayal kırıklığına uğratılan bir çocuk, büyüdüğünde bu tanıdık acıyı içselleştirir; acı çekmekten bilinçdışı bir doyum almayı öğrenir. Bu noktada güvenli ve istikrarlı bir sevgi ona yabancı, hatta rahatsız edici gelirken, istikrarsız ve yaralayıcı ilişkiler garip bir biçimde "ev" gibi hissettirir.
Psikanalist Edmund Bergler bu dinamiği çarpıcı biçimde tarif eder: mazoşist birey, hayal kırıklığının ve küçük düşürülmenin fitilini kendi davranışlarıyla bilinçdışında ateşler; ardından bu kışkırtmaya haklı bir öfkeyle karşılık vererek kendine acıma sürecine kapılır. İçten içe, bu acıdan bir tatmin devşirilmektedir.
Döngüyü Fark Etmek
Bu kısır döngüyü kırmanın ilk adımı, partnerin ya da karşıdaki kişinin kusurlarını sıralamaktan vazgeçip sorunun yönünü kendine çevirmektir: "Neden bu insanı hayatımda tutmaya devam ediyorum?" Bu soru rahatsız edicidir, çünkü mağduriyet anlatısının dışına çıkmayı, kendi bilinçdışı seçimlerimizle yüzleşmeyi gerektirir. Ama gerçek değişim de tam olarak burada başlar.
Kaynak:
Salman Akhtar - Acının Kaynakları