FOMO Yaşadığımızda Gerçekte Neden Korkuyoruz?
FOMO nedir?
FOMO (Fear of Missing Out – Kaçırma Korkusu), başkalarının yaşadığı deneyimleri kaçırdığımız hissiyle ortaya çıkan kaygı ve korku ile karakterize edilir.
FOMO gerçek bir korku mu?
Aristoteles'ten bu yana filozoflar korkuyu tehlike çerçevesinde ele alır. Korku duyduğumuz şeyleri zararlı olarak algılarız; bu zarar yakın, korkunç ve bize büyük acı verebilecek nitelikte olmalıdır. Ormanda bir ayıyla karşılaştığımızda neden korduğumuzu bu şekilde anlayabiliriz. Ancak arkadaşlarınızın bizim olmadığımız bir restoranda başkalarıyla makarna yediğini hayal etmenin bu anlamda bir tehlike oluşturup oluşturmadığı daha az açıktır.
Uçak korkusu olan pek çok insan, uçmanın araç kullanmaktan çok daha güvenli olduğunu gösteren istatistiksel kanıtları gördükten sonra bile bu korkuyu yitirmez. Buna "inatçı korku" denir; nesnesinin tehlikeli olmadığını bilmemize rağmen sürer gider. Belki FOMO da böyledir: Makarnayı kaçırmanın bir tehlike oluşturmadığını bilmemize karşın onu kaçırmaktan korkarız.
FOMO'nun sosyal boyutu
Sütün buzdolabında olmamasına kızabilir, partnerimiz yurt dışındayken yalnızlık hissedebilir ya da belirli bir kariyeri seçmediğimiz için pişman olabiliriz; ancak bunlar FOMO değildir. FOMO'nun ikinci önemli unsuru, potansiyel yokluğu nasıl değerlendirdiğimizdir: Bunu sosyal yaşantımızı ya da sosyal bağlarımızı olumsuz etkileyen bir şey olarak yorumlarız.
FOMO neden önemlidir?
FOMO'nun dikkatimizi çektiği ciddi ve gerçek bir tehdit vardır: Sosyal bağlarımızın zarar görmesi. İnsanlarla bağlantı kurmak, bu bağlar refahımızı ve iyi yaşamamızı desteklediği için de değerlidir. Sosyal bağlantıya; aidiyet duygusunu tatmin etmek, yakın ilişkiler sürdürmek, yalnızlıktan kaçınmak ve işte ilerlemek için ihtiyaç duyarız.